CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

Salı, Eylül 1

kalbimizde yaşıyorsun sirius black

şu hayatta yaşadığım en büyük hayal kırıklıklarını çok severek okuduğum kitapların filmini izlediğimde yaşamışımdır diyebilirim. en büyük hayal kırıklıkları listemin çoğunu bunlar oluşturuyor en azından.

bundan sonra ya kitabı sonra okuyacağım, ya da filmi izlemeyeceğim diyorum, ama yapamıyorum.

çok fazla örnek verebilirim bu duruma, ama hayal kırıklığımın nedenlerini 3 ana kategoride 3 örnekle anlatayım;

*kitabı okurken kafamda oluşturduğum karakterlerin tipi filmdekine uymaz. jane austen - pride & prejudice (95 yapımı olan ama)

*senaryolaştırılırken içine edilmiştir. chuck palahniuk - choke

*fazla fantastik görünmesi. J. K. Rowling - Harry Potter

tamam, tabiki fantastik olacak ama ne bileyim çok renkli falan. anlatamam ki. fantastik boklardan da hiç hazzetmem ama harry potter istisnadır benim için. bayılırım. en ufak mutsuzluğumda, moral bozukluğumda harry potter okumak her şeyi unutturur bana. bazen de özlediğim için okurum yine. bu aralar tekrar baştan okuyorum misal. melez prens'e geçiyorum bugun. tek kitap kaldı diye içim büzüşmeye başladı. böyle, bu kadar seviyorum lan. a aaa.

ama filmine gitmedim hala. sirius'u gördüğümde şok olmuştum çünkü, hala da atlatamadım bu şoku. o sirius değil, olamaz. gerçi lupin de lupin değil mesela. ama belki çok zorlarsam kendimi buna inandırabilirim.

ama sirius? asla.

dün gece sirius ölürken ağladım yine bi de. bi daha okumayacağım o kısmı hiç. evet evet asla!


4 nihat doğan:

supertramp* dedi ki...

"en ufak mutsuzluğumda, moral bozukluğumda harry potter okumak her şeyi unutturur bana."

bu lafın benzerlerinin geçtiği binlerce yazımı gösterebilirim sana! :)

4 kez seriyi bitirdim, en son geçen ay. delirdim sandım ama yalnız değilmişim. sirius a hep ağlarım, bir de dobby ye.

margot and the wooden finger dedi ki...

off böle suratım asık duruyordum, yüzüm güldü bunu okuyunca :)

ben de bikaç hafta önce (yine bitirdim seriyi) delirdim herhalde diye düşünüyordum ya. ben o kitabın içinde yaşamak istiyorum diyordum. hatta çok abartı gelecek ama o kitapları artık ezberlersem veya okuyamazsam dünyadaki tüm mutluluk hüüürp diye çekilecekmiş gibi geldi. tamam saçma evet. moralim bozuktu, yalnız hissediyordum ve abartılı biçimde o kitaplara yaslanmıştım.

luna harikadır ayrıca .)

supertramp* dedi ki...

harika az kalır.

ya bilmiyorum ama trajik bir şekilde bazen iyi bazen kötü, kesinlikle bu dünyadan gidiyorsun. ahahah sanki uyuşturucu gibi. sonrası iyi olmuyor, çünkü orada olamıyorsun. :)

başka yazınla ilgili ama, o "kankalarla buluşmak" reklamına bayılıyorum resmen. ilk defa bir reklamı görünce kanal değiştirmiyorum.

yazılarını da çok beğendim, gerçekten.

margot and the wooden finger dedi ki...

öf gerçekten uyuşturucu gibi abi. tam anlamıyla.

mükemmel bi reklam o ya, o da inanılmaz mutlu ediyor insanı misal.

hey, gerçekten sevindim beğenmene.